25 Mart 2012 Pazar

Benim Hikayem

Burada, tam şuan çok önemli şeyler yazıyor.
Burada, her şeyi nasıl tek bir yaz akşamında kazandığım, nasıl tek bir kşz akşamında kaybettiğim yazıyor.
Burada, bana kışlardan neden nefret ettiğimin sorulmaması gerekiyor.
Burada, eğer o lanet yaz akşamı ağlama krizine girersem beni sakinleştirmeye çalışılmaması gerektiği anlatılıyor.

Tam o kaldırım taşı. Ki ben, "Şimdi, her şeyin sonu olacak." diyerek yürüyordum.
Sakin bir son çizmiştim ikimize. Ben. Son çizmiştim. İkimize.

O kaldırım taşı. Bizi izleyen insanlar. Arabaların gürültüsü. Sokak lambasının ışığı. Gökyüzünün karanlığı.
Nefesini yüzümde hissediyorum.
İnsanlar ölmüş. Arabalar durmuş. Sokak lambası patlamış. Gökyüzü aydınlanmış birden.
Duyabildiğim tek şey nefes alış verişin. Dünyanın en güzel ritmi.
Zaten bir şey göremiyordum; gözlerimi kısıyordum suratıma vuran güneşe.

Bir duygu patlaması daha. Koşuyorum yine. Bu seferden neyden kaçıyorsun?
Bu sefer; bu kadar güzel bir şeyi bu kadar güçlü hissetmekten kaçıyorum.
"Ben daha önce hiç böyle hissetmemiştim."
Bu sefer; her şeyi alt üst edeceğimi biliyorum. Görüyorum ta burdan, eminim.
Bu sefer; kendimi altüst etmeye koşuyorum.
"Kendi elinle kendini ateşe atıyorsun, sen böyle değildin!"
Böyle oldum. Ben böyle oldum. Saçları o kadar güzel ki.

Sonra uyanıyorum birden. Çok yorgun uyanıyorum.
Çok ağlamışım, gözlerim şişmiş.

Ben kaybettim. Ben çok şey kaybettim.

"Bir gün, küçük bir kız güneş saçlı güneş gözlü bir oğlan çocuğu görmüş. Ve aşık oluvermiş."
Hikayenin sonu.
Benim hikayem.

Burada, tam şuan çok önemli şeyler yazıyor.
Burada, tam şuan, her şey bitti.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder