18 Mayıs 2012 Cuma

Kendi gökyüzüm

Bir şarkı duyuyordum, ben de çok dinlemiştim eskiden.
Tam kaybetmek üzereyken, tam o ince çizgi üzerinde, bilmem kaç kilometre uzakken yeryüzüne, gökyüzü de yeryüzüne nispeten millerce uzaktayken, ne yapacağını da bilmiyorsun hani; nefes almak bile ağır geliyorsa.
Kelimeler düşüyor dudaklarımdan.
Yerlere dökülüyor, sana ulaşmıyor.
Duymuyorsun.
Kelimeler.
Cümle bile etmiyorlar yanyana geldikçe.
Duymuyorsun.
Bense bir şarkı duyuyordum.
Nefesimi tutuyorum.
Kasım ayındayız.
Tam on adım sonra kendimi bu mekanın dışarısında bulacağım.
Bugün son günümüz.
Bugünden sonra seni hep özleyeceğim.
Bu andan sonra hiç bu kadar anlamsız bir cümle kurmayacağım.
Eve gidince parfüm şişeni kıracağım.
Dördüncü katta oturuyorum, yere çarpınca kırılacak/dağılacak.
Eve gidince, resimlerini de yakarım.
Eve gidince; hiç ağlamayacağım.
Eve gidince, hiç uyumayacağım.
Belki o şarkıyı dinlerim biraz.
"Kendini kesme!"
Kendime asla dokunmayacağım.
Eve gitmiyorum bu gece.
On adım sonra kendimi bu mekanın dışında bulacağım.
Kasım ayındayız.
Ben gittikten sonra montunu giy çıkarken.
Arkamdan gelmeyeceksin, biliyorum.
Zaten gitmemi istiyorsun.
Zaten yüzüme çarpacak sebepler arıyorsun; "Madem seviyordun, neden gittin?"
Ben gittikten sonra yere düşen çakmağını da almayı unutma.
Çok içiyorsun.
Ben gittikten sonra, sakın içme o kadar.
On adım sonra kendimi bu mekanın dışında bulacağım.
Kasım ayındayız.
Bugün son günümüz.
On adım sonra, hava çok lacivert.
Gökyüzü soğumuş.
Tam kaybetmek üzereyken işte.
Tam da o ince çizginin üzerinde.
Yeryüzüne kilometrelerce uzaktasın.
Tuttuğum nefesimi de koyverdim.
Hayır, yığılmadım yere.
Dizlerimde çözülmedi.
Koştum.
Nereye gidiyorsun!
Ne önemi var?
Tam da bu andan sonra asla bu kadar büyük kaybetmeyeceğim.
Tam bu andan sonra, asla kaybetmeyeceğim.
Koşuyorum.
Miller koşacağım, şarkı söyleyeceğim.
Uyumayacağım.
Nereye gidiyorsun!
Gökyüzüne.
Kendi gökyüzüm olacağım.

Bir şarkı.
Çok fazla sigara.
Sigara içmem ki.
Cam şişenin içindeki kokun.
Yanyana gelince cümle etmeyen kelimeler.

Dudaklarımdan kelimeler dökülüyor.
Yere düşüp düşüp saçıldılar.
Dinlemedin.
Bir nefes sonra kaybolacağım.

Sonra Tanrı beni de kutsadı.
Ve ben;
Seni de affettim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder