5 Ağustos 2012 Pazar

Bir Hikaye Anlatıyorum: -1-

Uykum benden kaçıp gittiğinde, güneş yeni yeni gösteriyordu parlak yüzünü sokaklara.
Uzun süredir deliksiz bir uyku çekememiştim gerçi, olsun.
Aralık kalmış perdelerden aydınlanmaya başlıyordu salonum.
Suratına "Git!" diye bağırıp, eşyalarına eline tutuşturduğum günden beri, giremiyorum odamıza. Kapıyı kilitleyip sonsuzluğa gömdüm 'biz'e dair her şeyi. Ya da öyle sanıyorum işte.

Dolabımı ve kitaplığımı salona taşıdım, kanepelerimden birini yatak olarak kullanıyorum.
Bu dört duvar, benim için evden çok 'sığınak' olmaya başladı.
Kimse de gelmiyor, ben de böyle böyle yalnızlaşmaya başlıyorum artık işte.

Elimdeki uzun süredir bitirmeye çalıştığım kitabı bir kenara bırakıp, pencereye doğru ilerledim.
Alnımı cama yasladım, sokaklarda nefes alan bir şeyler görmek istiyordum.
Sokaklar, nefes alan canlılar, insanlar.
Sahi, ne kadar olmuştu ben dışarı çıkmayalı? Çok.
Keşke sadece dışarı çıkmamakla kalsaydı.
Telefonlara da cevap vermiyordum. Çalan kapı zillerini de duymuyordum.
Sigarayı bıraktım. İçmiyorum.
Çok müzik dinliyorum.
Kahveyi de bıraktım. Su içiyorum bol bol.
Bu acıyı uyanık yaşamam lazım; günden güne tükeniyor artık.
Çünkü biliyorum, eğer bir seferde tüketir ve bitirirsem, bir daha yaşamam bu kadar ağır.
Hissediyorum; bir sabah seni düşünmeden uyanabileceğim.
Elim pencerenin kulpuna gidecek gibi oluyor.
Havanın ne kadar serin olduğunu kestirmeye çalıştım, olmadı.
Biraz tedirgindim, açtım camı.
Bu bile büyük bir adım benim için.
Suratıma vuruyordu serin bir rüzgar.
Aylardan Ekim ya da onun gibi bir şey. Eylül sanırım.
Yazdan kalmış bir şeyler var; kışa hazırlık yapan.
Sonbaharı seviyorum.
Arada kalmış her şeyi seviyorum, bana benziyor çünkü.
Ben de O'ndan kaldım, kendime, yalnızlığıma hazırlık yapıyorum.
Birazcık nefes almak, cesaret verdi aslında. "Bugün dışarı çıkayım!" diye bir şeyler çaktı kafamda.
"Yeni insanlar göreyim biraz, biraz sigara içerim belki, biraz da kahve alırım.
En son 1.5 ay önce çıktım alışverişe.
Makarnalar bile bozulmuştur."
Geri dönüp kanepeden bozma yatağıma uzandım.
Saat 5'i geçmişti biraz.
"Bugün dışarı çıkacağım, hazırım."
Sonra ağır ağır uyuya kaldım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder