7 Ağustos 2012 Salı

Bir Hikaye Anlatıyorum: -2-

Geçireceğim günün biraz değişik olmasını dileyerek uyandım sabah.
Zaten sabah uyuyup, sabah uyanıyordum. Gecelerim düşünerek, okuyarak, dinleyerek, izleyerek ve bol bol yazarak geçiyordu. 
Uyumadan önce açık kalmış pencerem, biraz boynum ağrıyor.
Uyumadan önce dışarı çıkmaya karar vermiştim.
Acelesi yok, önce biraz temizlik yapayım.
Salonum; yaşama alanım, tam anlamıyla bomba düşmüş gibi.
Giyip giyip çıkardığım kıyafetler, karalayıp karalayıp sağa sola savuşturduğum kağıtlar, su şişeleri, kirli tabaklar, tozlanmış dev televizyon, şarkı bitmiş laptop, yığınla film, dağlar kadar kitap, ayakkabılarım bile burda. Tanrım!
Temizlik şart.
"Acıyı uyanık çekmek" uğruna kahveyi bile bıraktığımdan beri, kanepeden bozma yatağımın altında biriktirdiğim su şişelerini temizlemekle başlamaya karar verdim işe.
Sonra kıyafetler katlandı, sonra karalama kağıtları tarihlerine göre düzenlenip kaldırıldı.
Kitaplar raflarına, filmler televizyonun altındaki dolabın çekmecesine, ayakkabılar vestiyere.
Biraz toz aldım, biraz yerleri sildim, camı hiç kapatmadım.
Bugün odamıza da gireceğim.

Şimdi; salonun bütün işleri halledildiğine göre.
Tamam, sakinim, altı üstü 1.5 aydır kapısını açmadığım bir oda.
Altı üstü en son birlikte uzandığımız bir yatak.
Tamam en son birlikte kullandığımız bir banyo, duşa kabin, lavabo.
Tamam orada hala senin eşyaların duruyor da olabilir, tamam, hepsiyle başedebilirim sanırım.

Şimdi; odamıza gireceğim.
Bugün bu işi halledip, dışarı çıkacağım.
Bugün, bu evden ve senden kurtulacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder