19 Eylül 2012 Çarşamba

benim küçük bedenim/başetmeye kalktığım koca kız

Sonbaharın nihayet geldiğini, sıcak bir günün akşamı pencerelerimi kırmak istercesine gürleyen gök gürültüsüyle anlıyorum.
Sonbahar geldi ve ben küçük bedenimi özledim.

Gök gürültüsünü gece duyunca, soluğu anne-babasının yatağının ortasında alan bir çocuk olmadım hiç.
Sonbahar sabahları, yağmur habercisi kırlangıçların şarkılarını duyunca gökyüzüne daha yakın olabilmek için apartmanımızın yangın merdiveninin en tepesine tırmanan bir çocuk oldum hep.
Bahçemizin yağmur suyuyla çamurlaşmış toprağıyla "parmağımı en dibe batırmaca" oynayıp, tırnaklarımın arasını toprakla dolduran bir çocuk oldum.
Girintili çıkıntılı asfalt sokağımızın yağmur suyuyla dolmuş çukurlarına tekmeler savurup, dizlerine kadar ıslanan bir çocuk oldum.
Yağmurun tadını merak ettiğimden, saatlerce yüzü gökyüzüne dönük ağzı açık bekleyen bir çocuk oldum.
Ve en sonunda, annesinin ismini söyleyen yüksek sesi bütün sokağı kapladığında, kulaklarına kadar suyla dolmuş bir şekilde umutsuzca eve dönen toprak kokulu bir çocuk oldum.

Artık, yere düşen ilk damlayla kendini sokağa atan çocuk değilim.
Şimdi koca bir kızla başetmeye çalışıyorum;
yağmur yağdığında,
kendini sokaklara atan değil, balkonuna attığı bir taburenin üzerinde oturup ıslanmakla yetinen bir kızla,
oyunlar oynamaktan vazgeçeli yıllar olmuş bir kızla,
her şeyin tadından bıkmış bir kızla.
Şimdi, koca bir kızla başetmeye çalışıyorum.
Yağmur yağdığında gözlerini gökyüzüne dikip, çocukluğuna şarkılar söyleyen bir kızla.

Üstesinden gelemiyorum.

2 yorum:

  1. Zamanla büyümenle alakası yok ki böyle olmanın. Yine yağmur yağdığında yolun ortasına dikilip ıslanabilirsin. Üstelik eskisinden daha zevkli yanı yağmur yağarken istediğin kadar uzağa yürüyüp, istediğin kadar ıslanabilir. Islandığın için azar işitmezsin. Sınırlarını büyüdükçe beynine çiziyorsun sadece.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık eskisi kadar eğlenceli değil.

      Sil