9 Eylül 2012 Pazar

"İsmini çok uzatmamışlar, tenine altın karıştırmışlar."

Buraya romantik bir şarkı koyabilmek için nelerimi vermezdim.

"Bu şarkılar için, çok teşekkür ederim."
"Veda gibi oldu bu."

Bir kere, hayatıma veda etmek istemeyeceğim bir adam girdi.
Ve her şey altüst oldu.
Veda etmeyi bilmediğimden bahsetmek istemiyorum.

Oysaki, sadece müzik dinliyorduk.
Ki, bir sabah uyanıp bir uçak bileti alırsan, yaklaşık bir saatte varabileceğim bir şehirde yaşıyordu.
Olsun, hisler miller aşabilir.
Ben çok güçlü hissederim.

Siktiğim hayatım, böyle işte.
Görmek dahi istemediğim insanlarla, aynı dört duvarlarda solurken,
Arkasından, "Bu adam göğsümde uyusun, lütfen" diye dualar ettiğim insanların, bana miras bıraktıkları uzaklıklarla uğraşıyorum.

Ben Anadolu'nun ortasında, bu kuru şehirde, karanlıktan korkuyorum; sen arka sokakları deniz kokan şehirde uyumak istiyorsun.
Yarın erken kalkman ve derse yetişmen gerektiğini sanıyorsan, ben söyleyeyim, artık gerekmiyor.
Ben sana her şeyi öğreteceğim.
İlk önce güvenden başlayacağız, sonra birgün veda edebilmek gerekirse nasıl dik durulması gerektiğinden.
Matematik yapmasan da olur, vallahi.
Sen ilk önce çok fazla içmeden de cesaretini toplayabilmeyi öğren.

Aşık olma hakkımı kaybettim, özür dilerim.
Bir hak daha verilseydi, o sen ol, isteyebilirdim.
Emin değilim.
Kendime aşık olmak gibi olurdu, olabilirdi, oladabilirdi.

(şuan eve dönmen için yalvarıyorum.
sanki ben açacağım kapını.
hala uzaktayız, asla yaklaşamayacağız.
biliyorum.)

İsmini çok uzatmamışlar, tenine altın karıştırmışlar.
Sevilmeye aç bırakmışlar.
Farklı şarkılarda kendini bulmaya muhtaç etmişler.
Bazen terketmişler, ama canını kesin çok yakmışlar.
Belki öpmüşler, kesin öpmüşler, ama onu hiç gerçekten istememişler.
Arkalarına bakmamışlar.
Ve çekip gitmişler.

Şimdi aynı anda birçok şeyle uğraşıyorum.
Şuan, çok yorgunum.
Hayal kurarsam geçeceğini iddia ediyorsun.
Ben, arkamı dönmüyorum.
Yüzümüze bulut yağsın mı?
Rüyanda da görürsün.
Zaten, ancak rüyanda görürsün.

"Sen bu yazıyı okuyorken, ben çok uzaklarda olacağım" klişesinin canını okuyalım.
Eğer bu yazıyı okuyorsan, ben birkaç dakika önce ölmüşüm demektir.
Zaten bugün olmazsa, yarın ölecektim.
Endişelenme.
Herkes, birgün, öyle derin uyuyacaktı işte.

09/09/2012 00:45

2 yorum: