11 Mart 2017 Cumartesi

rüya

Kötü bir rüyadan başka karanlık bir kuyunun dibine uyandım,
oradan koyu renkli başka bir rüyaya,
oradan aydınlık bir geceye,
en sonunda da evime.

Üzerime doğru geliyordu yüksek hızlı bir araba gibi, ama değilmiş.
Sürücüsü çok sevdiğim biriymiş, ama değilmiş.
Beni paramparça etmek istemiş, bastıkça basmış gaza, ama değilmiş.
Sonra son anda durmuş, tenime milimetreler kala, ama değilmiş.
Ben arkama bakmadan yürümeye devam etmişim sonra, ama değilmiş.
Evime uyanmışım sonunda, tam da öyleymiş.

Kaçmam gerekmediği kadar uzaklaştığımda ancak düşünmeye vakit yaratabildim, matematiğini hala anlayabilmiş değilim.
Bu hüzün gereksizdi, 'mantıklı değil'di, kaçmama gerek yoktu, bu işi çözebilirimdi aslında,
ama geri dönebilmek için çok uzaktaydım artık, geri dönmedim.
Yine de pişman olmadım,
hızımı düşürdüm ve yürümeye devam ettim.

Başka bir rüyaya uyandım.

Duruyormuşum, dünya geriye doğru kayıyormuş bu sefer de; ama değilmiş.
İçinden geçiyormuşum yolların; ama değilmiş.
İçimden geçiyormuş ormanlar, gökyüzleri, denizler ve dağların tepeleri; ama değilmiş.
Gitmek için çok iyi bir fikre ihtiyacım varmış, keskin bir dönüş yerine; ama değilmiş.
Tavanıma uyanmışım bu kez; tam da öylemiş.

Gerçek ve rüya arasındaki çizgi inceldikçe, tahayyül edemediğim bir derinlik kazandı.
Uykuyla uyanıklık arasında düştüm hep arasına, sonra sıçrayarak uyandığım gecelerde denkleştim yeryüzüyle yere çakıldığımı gördüğüm rüyalarda.


"Yes, I'm hopeless, but at least I fought it."

Artık buradayım.

bir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder